Menkıbe etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Menkıbe etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

İhlas

Fakir bir genç vardı. Büyük sûfi Ebu Said Harraz k.s. hazretlerinin meclisinden ayrılmaz, onun isteklerini yerine getirmeye çalışır, fakirlere hizmet eder, koşturur dururdu.
Bir gün Ebu Said Harraz hazretleri işlerde ihlâstan bahsetti. Fakir genç bu sözlerin kendisine söylendiğini sandı, incindi, hizmeti terk etti. Gencin işleri bırakması Ebu Said Harraz hazretlerine dokundu, gence sordu:
– Ey oğul, kardeşlerinin ihtiyaçlarını karşılamak için koşturuyordun, sonra bırakıverdin. Sebebi nedir?
Genç dedi ki:
– Efendim, siz ihlâs hakkında bazı şeyler anlattınız. Ben de işlerime gösteriş karışmasından korktuğum için yaptığım işleri bıraktım.
Bunun üzerine Ebu Said Harraz k.s. şöyle buyurdu:
– Evlat, gafil olma, dikkat et! İhlâs kaygısı, yapılan işleri engellemez. Akıllı kimse de ihlâs korkusuyla amellerini terk etmez. Çünkü o zaman hem ihlâsı hem de ameli kaybetmiş olur. Ben sana yaptığın işleri terk et demedim, işlerinde ihlâslı ol, dedim. Fakat görüyorum ki ihlâsı ararken salih amellerden geri kaldın, bu durumun bize zararı dokundu. Sen yapmakta olduğun hizmetlere devam et ama işlerinde de Allah için ihlâslı ol.

Kaynak: Hâl Dili, Semerkand Dergisi, Ocak 2011, (Ebû Tâlib Mekkî, Kûtu’l-Kulûb, 2/315)
www.menzil.net

Gel Tövbe Et

Bir gün Seyda hazretlerinin (k.s.) meclisinde bir zatla tanıştık. O zat şöyle anlattı: “Ben 55 yaşındayım. İslam adına iki şey biliyorum: Birisi, Allahu Ekber, diğeri Bismillah. Hayatta işlemediğim günah kalmadı. Maddi yönden durumum çok iyi, ama hayattan hiç tad alamıyorum. Hind fakirlerine gitmeyi düşünüyordum. Bu zatı duydum, yanına geldim. Ben de insanlar gibi gülmek, eğlenmek istiyorum. Ruhi sıkıntıdan dolayı perişan haldeyim.”
Daha sonra bu adamı Seyda hazretlerinin (k.s.) huzuruna çıkardılar. Seyda hazretleri ona: “Tevbe et, Allah her şeye kadirdir.” dedi.
O da tevbe etti. Akabinde namaza başladı ve üç ay içerisinde genel manada haramı helali öğrendi.
O zat muhabbetli sofilerin meclisinden ayrılmazdı. Ona: Sen bu muhabbetli sofilerden ne fayda görüyorsun?” diye soruldu. O şöyle cevap verdi: “Onların muhabbetleri, hareketleri, onlarla bulunmam sebebiyle benim kalbime ilahi aşk ve muhabbet geliyor”.
Bu zat Allah’ın rahmeti, evliyanın nazarı, sofilerin muhabbeti olmasa idi ne ile namazına başlayıp istikâmet sağlardı.
Kaynak: Dr. A. Salahaddin Kınacı, Seyda Hazretleri’nin Hayatı
www.menzil.net